ADEM ve ESNA'LARIN EVi

''hepimizin evi''

antalya ZUBEYDE hn.COCUK EVi

su anda saat 11 mayis sabahinin 04.23 u...

yaziyi dogaclama yazdigim ve bir cok satir ve cumlesini harfini de ozellikle duzeltmedigim

ve bu uzun anlatimi

duzeltmeden sizlere aktardigim

ve yazim hatalarini da duzeltmek icin

ugrasamadigim icin pesin olarak ozur dilerim...

 

bir de...

DERGi Mi?

yapilacak tum teknik asamalar...boyaci kupune daldirilip cikarilmadigi icin...

bu gun matbaadan aldigim son haber ile ...

ciltleme icin mucellit islemleri asamasinda...

bir aksilik olmazsa bir kac gune kadar gelmek uzere yani..

=========

SAGLIKLA yeni bir gunde ve yeni guzel bir haber ve fotografta HEPBiR olmak dilegiyle...

============

ADEM ve ESNA'larin SiZ'lere selam gonderdigi EV'leri

ON'larin birarada yasadiklari

''AiLELERi'

1.ci bolumde de kisaca verdigim gibi

COK ama COK OZEL bir EV...

idi...

 

neden mi?


icinde HEPBiR YASAMAYA calistigimiz

ve topluma AYNA tutan

gazetelerin zaman zaman mansetlerinden

ya da cogunluk 3.cu sayfa haberlerinden bu cok ozel ''EV'e''...'' YOLCULUKLAR '' baslar genelde...

 

ya bir trafik kazasi olmustur...

tum aile o kazada yokolmustur...

geriye sadece ve sadece ornegin bir AYSE veya sadece bir ornegin EDA kalmistir...

kimsesi kalmayan bu gencecik FiDAN'i CiCEGi

yasalar ve DEVLET;

bu durum karsisinda SEMSiYESi altina GUVENCESi altina almistir...

 

gercek BABA ve ANNE; artik onlar icin bu yolculuktaki son durakta DEVLET ''BABA'' olmustur...

bu EV icindeki gozukmeyen ozveri ile calisan pek cok yurekte

bu evde HEPBiR bu cok ozellere yine birer gercek ANNE kucagi olmustur...

 

ya da bir aile faciasi yasanmistir...

kendini bilmez bir BABA; masaya oturdugu gibi kalkamamis...

ictigini veya kullandigini birakamamis..

yasam alanlarimizdaki ''BiZiM EViMiZ'' dedigimiz

yani gercekte komsusu oldugumuz bir EV 'e

zil zurna korkutuk SARHOS kendini bilmez birsekilde gelmistir...

ya kumarda...ya baska bir kotulukle kolkola girmis...

cocuklarinin... esinin oldugu yasadigi eve tekme tokat ve kapiyi pencereyi kirarak girmis...

bu kendini bilmezlik icinde ve ruhundaki

onlenemez SiDDET ile bir AiLE faciasina da bir sekilde bir adim atmistir...

komsumuzdaki o EV'de tum yasam o AN darmadagin olmus...

bu AiLE ici SiDDET ile

gelecege kurulan ne hayaller ile

ne gelecek umitleri ile kurulan ''bir AiLE'' de

oylesine bir hic ugruna darmadagin olmus...

ve o ''EV'den geriye

yine kimsesiz

ve tum bu sosyal kanayan yara icinden geriye kalan ornegin bir ''ALi'' ornegin bir ''ZULEYHA..

hayatta tek basina kalmistir...

 

SAVCI veya HAKiM

yine DEVLET adina semsiyeyi acip...

minicik kalbi yumuk elleri bugulu gozleri kirik paramparca bir kalbi

iste bu evde KORUMA altina almistir...

 

ya da...

bir AN'lik bir yudumluk bir heves

yine bir CAMi avlusunda sonlanmis...

ya da bir hastahane aciline bir NOT ile bir KUNDAK birakilmistir...

 

boyle orneklerini daha da cogaltarak verebilecegim pek cok

TOPLUMUN SOSYAL BiLiNCSiZLiGi

veya EGiTiMSiZLiGi

veya belkide ekonomik zoruklar karsisinda

yasam ici carklarinda boylesine hic haketmedikleri bir ''ALIN YAZISI '' ile

hayata TEK BASLARINA tek KALPLERi ile devam etmek icin

yepyeni sayfalarla HAYATA yine yeni yeniden merhaba diyen...

pek cok yine ornegin ADEM veya ESNA...

iste bu guzel sicacik EV'in gercek sahipleridirler artik...

 

bu evdeki pencereler

daha nice bilinmeyenlere

kotuluk veya olasi yanlisliklara karsi

yine hergun SIKICA ortulurler...

ama HERGUN HERSABAH yine itina ile de acilirlar...

 

bu pencereleri

tum yurekleri

tum kalpleri ile acan veya kapatanlar

DEVLET'in bir baska agir sorumlulugu altinda gorev yapan

SOSYAL HiZMETLER KURUMU CALISANLARIDIR...

 

TURK ANNELER DERNEGi Antalya Subesi baskan ve yardimcisi

ve sayilari neredeyse 300 u bulan tum uyeleri ise...

dernek kurulus amac ve tuzukleri ile

hepimizin temsilcisi olarak bu cati altinda...

bu EV'lerin zaman zaman gorunmeyen ANNELERi ve herzaman gorunmeyen birer MELEKLERiDiR...


Dernek baskani sn.goksel hn.

gercek hayatta benim ve ailemin

ozellikle cocuklarimin

oncelikle ''KOMSU''olarak senelerdir tanidigim cok saygin cok degerli bir kisilik....


kendi sahsinda...degerli esi ve sevgili dostum sn.Erdogan bey ve kendi cocuklari da;

cocuklarimin senelerce apartman bahcesini;

evlerimizin odalarini; yataklarini;yemeklerini;oyuncaklarini;sahurlarini;ozel gunlerini paylastiklari...

ve bir yere giderken

''SiZLERE EMANET'' diye biraktigimiz

herseyimizin...

onlarin da herseylerinin...

sacina zarar gelmeyecegini adimiz gibi bildigimiz bir baska yureklerdir...

 


sn.goksel hn.senelerce Turk Anneler Dernegi'nin Antalya subesinde gorev ayirimi yapmadan...

senelerdir bu gorevleri yaparken de

kendisi icin zerre kadar bir nuansi cikari menfaati onplana almadan...

hatta hatta...

bir cok STK orneginde gordugumuz...

ve belki bir gun baska bir konu basligi veya haber fotograf icinde de yer verecegim...

ornekleri veya bu STK lar icindeki bazi istisna uyeleri gibi...

aldigi veya gorevlendirildigi dernek konumunda...

''GOZUNU ACARAK''

degilde...

veya herkesin gozunu kapali zannederek...

kendi cikar hanesine

minik minik gozukmez binbirturlu atraksiyonlarla...

maddi kazanclar... cikarlar ugruna;

icinde oldugu DERNEK veya STK kurulusu adina

yakismayan islerle ugrasanlar orneginde

''bir kisilik''

olmayip...

 

tam aksine..

GORDUKLERiNEDE GOZLERiNi

zaman zaman bilerek kapatan

bir dernek cok saygin bir STK ferdidir...

 

ve senelerce bu felsefe icinde temsil ettigi dernegin tum kademelerinde

dernegin ismi kadar manevi degerlerin de bilincinde olan

ve dernek baskanligi bayragini

gucunun ve zamaninin yettigi ve kalbinin ulasabildigi yere kadar

karsiliksiz bu gorevi layigi ile yerine getiren bir kisiliktir...

 


dernegi adina yaptiklari bambaska guzelliklerle dolu olan

''AiLE DOSTUM''

hem cocuklarimin annelerinin manevi emanetcisi olarak

hem de senelerin '' AiLE DOSTU '' olarak

beni bir kac gun once arayarak bu seneki TURK ANNELER BiRLiGi

Antalya sube faaliyetlerinin en onemli gunu icin

hafta etkinliklerine davet etti...

 

Elbette kosa kosa basta sn.goksel hn.olmak uzere

yine cogunu

senelerdir aile sohbetlerimden tanidigim

genelde de isimleri hic on planda olmayan...

ama bu zamana kadar gorunmez yaptiklari ile

pek cok guzellige imza atan

tum bu guzel DOSTLARA

bende ugrastigim herseyi bu gun bir kenara birakarak

bu gunumu onlar icin seve seve ayirdim...


belirtilen saatte antalya sosyal hizmetler bunyesinde bulunan

ZUBEYDE HANIM COCUK EVi'ne hepbir konuk olduk...

 

''ENGELLiLER HAFTASI'' da olmasi nedeniyle

''EV'' muduru

cumhuriyet alaninda ATATURK'un huzuruna celenk sunumu gerceklestirildigi icin

aslinda aralarinda da MAKAM problemi olmayan bir baska ''MUDUR BABA'' ile

TURK ANNELER DERNEGi ve OBJEKTiFiM

ZUBEYDE HANIM COCUK EVi makamina konuk edildi...

 

caylar tum samimiyetle hepbir yudumlanirken...

yapilanlar...

yapilacaklar...

yapilmislar

tekrar bir kez daha MANEVi envanter degerlendirilmesinde tum seffafligi ile o dakikalarda gozden gecirildi...


yepyeni bekleyen projeler yine ozenle yonetim ve

TURK ANNELER DERNEGi antalya subesi temsilci uyelerince not alindi...


cay sohbeti icinde tatli olumlu ve yapici sitemler karsilikli degerlendirilirken...

bir senenin karsiliksiz gerceklestirilen birliktelik faaliyetleri de yine bir kez daha

GULENYUZLERLE masaya hepbirlikte yeniden yatirildi...


diger STK 'lardaki istisnalarda olmayan bir tutum icinde

ve tabiki gercekte ASLOLAN GUZELLiKLER gibi...

gozukmeyen ANNELER;

'' COCUKLARINA''

bu gunku getirdikleri armaganlarini da bir koseye sessizce koyarak...

armaganlarini bu EV'in emanetcilerine biraktilar...

bu dusuncenin TEMELi ise...

objektiflere verdigi ARMAGANLA COCUGUNA gulumseyen bir

FOTOGRAF KARESi'nde olmak yerine...

 

KALBi ve yaptiklari ile gercek hayatin fotograflarina gulumseyen

bir FOTOGRAF'ta olma farki anlayisi vardi...

TURK ANNELER DERNEGi uyelerinde...

 

tum bu ziyaret gunu icinde...

bu tatli sohbet sonrasinda

aslinda sayilari 100 un uzerinde iken...

su andaki kadrolari ile...

80 civarinda olan tum sosyal hizmetler gorevlileri birlikteliginde

mudur baba'nin daveti ile

bu guzel EV'in koridorlarina; odalarina unitelerine dogru...

sessiz adimlar merdivenlerde arka arkaya siralandi...


yas gruplarina gore ayri ayri uniteleri icinde barindiran

bu guzel EV'in her kat ve her kosesi fotograf karesindeki ciceklerin sahicileri ile bezenmis gibiydi adeta...


gozumuzun degdigi her nokta bu EV'de bu detaylarla bezenmis...

kimisi okulunda...

kimisi gunluk aktivitesinde...


kimisi bu guzel EV'in bir baska bolumunde

ve bir baska gunluk egitim rutininde olan tum minik kalplerin

misafir odalari...


oturma ve calisma odalari...

yine konuklara bu gun cok ozel olarak ardina kadar acildi...


EV'in anne ve babalari; kardesleri, ablalari...

genel kullanim alanlarindan


kendilerine tahsis edilen 4 lu veya 6li yatak odali


herseyi herdetayi ile cok ozenle secilmis tertemiz bir cok kullanimlari

kendi evindeki titizliklerinde inceleyen ''ANNELER''

gozuyle sicak yurekler icin bu imkanlar varsa eksikler tekrar gozden gecirildi...


objektifimin sizlerle bulusacagi ve merhaba diyecegi kareler ise...

her karesinin sizlere tarafsiz ve objektif bulusacagi bu guzellikler icinde


ve bu odalarda yasayan minik ellerin minik kalplerin gece yatarken...

 


veya okulunda dersinde iken...


ya da kimbilir hangi gecenin hangi saatinde uykusu veya ruyalarini susleyen...

gelecegini hedefleyen kendi dusuncelerini ufka yonelten;

kendileri gibi hayallerindeki yolculuklarina cikacaklari minik gemileri ile suslenmis

ve hemen sahip oldugu odasinda en yakin oldugu yere de yine ozenle ilistirilmis

kendi ic dunyalarinin yansimalari ile suslenmis idi bu odalar sanki...


hani o bayramlarda basuclarina ozenle koyduklari ayakkabilar ise...

 


yine kendi dunyalari icindeki dusunceleri gibi...

ISIL ISIL terliklerinden yansiyan

veya rengarenk spor ayakkabilari

hicbir dusunceye yer birakmayacak sekilde kardes kardes yanyana dizilmislerdi oda girislerinde...


tum bu detaylar icinde gordukleri ile mutlu olan konuk ANNELER ise..

bu keyfle bu minik kalplere ayrilmis muzik ve tiyatro odasina misafir olduklarinda..

bir kac dakika kendi minikliklerine uzanip...

dernek bsk.ni sn.goksel hanim gibi piyano basina gecip...

kendi cocuklarina soyledikleri o dizeleri;

guzelliklerle dolu olan sarkilarini;ninnilerini...

yine gulumseyen kalpleri ile birbirlerine bakisarak mirildandilar..


diger kosede duran enstrumanlar ise etud saatleri disinda

muzigi seven EV'in aksama donecek ev sahiplerini bekliyordu...


piyano tuslari da diger enstrumanlari da gelecegin yetenekleri icin yine ozenle yerlerine konularak...

5 kat uzerine kurulu olan 12/18 yas grubunun HEPBiR arada yasadiklari


tum bolumler istisnasiz yine TURK ANNELER DERNEGi antalya sube uyelerince tek tek ziyaret edildi...

varsa eksikleri gozden gecirildi...


aksam yemegi sonrasi masa basina gececek miniklerin

ertesi gunku gunluk yapacaklari ile

okul ders programlarinin

gerceklestirilecegi calisma masalarina ve gerekli ihtiyaclarina tek tek gozatildi...


gece olupta yastiklara baslar huzurla konurken...

onlari uykuya goturen DEDE ve TORUN kitaplarinin eksiklikleri de tespit edilip;

gerekli kutuphane notlari tutuldu...


ozenle hazirlanmis ve onlarin okul donuslerinde dagitacagi;

altalta ust uste sakalasacaklari salonlarina da tek tek ugranildi...


Bu evin miniklerinin okula giyilen formalarinin yedekleri tertemiz askilarinda...


bahcelerinde kostur kostur cabucacik eskitecekleri

en sevdikleri pabuclari da degisimlik olarak yerli yerlerinde idi...


tabiki tum bunlar DEVLET BABA'nin bir baska guzellikleri ile bulusabilen

COCUKLARI

veya

ANNE veya BABA'lari adina YASATILAN

isimlerinde desteginde gerceklestirilen bir baska guzelliklerle

bu imkanlar DEVLET BABA ile yanyana gelebildiginde

bu 'EV'in onur konuklarinin unutulmaz isimleri ile de bu oda isimleri bu sekilde guzellestiriliyordu...


minik kalplerden odalardaki panolari dolduran renkler...

yine minik kalplerle islenen atolye EL calismalari...

zaman zaman kendi kulaklarini da susleyen kupeler...

ya da yine DEVLET BABA'nin verecegi AYLIK veya haftalik harcliklara


destek olmak icin yapilan ve turizm kentinde bazi noktalarda Turistlere veya

diger ziyaretcilerin begenilerine sunulmak uzre hazirlanan rengarenk

EL EMEKLERi

onlarin bos zamanlarini degerlendirdikleri atolyelerinde beklemede idiler...


yemek saati geldiginde ise...

yaklasik 350 kisiye hizmet veren dev mutfak...

0 / 6 yas grubu haricindeki evin sahipleri icin yavas yavas doluyordu...

 

merhabalastigimiz masadaki varsayalim yine ismi AHMET olan evsahibi ise

karnini doyurmus...

ama corbasini icmemis...

 

canin ne istiyor baska sorusuna ise...

''DONER'' cevabi verilerek

o tatli gulumsemeyle bahceye kosar adimlar coktan hazirlanilmisti...


0/6 yas grubu bolumune gecildiginde ise

coktan bu miniklere gorevli veya gonullu ''ANNE'''ler yemeklerini yedirmisler...


yemek sonrasindaki oyun odalari veya uyku saati yaklasanlara da

once banyo saati;

sonrasinda ise mis gibi carsaflari serili yataklar bir bir acilmisti...


uyumakta direnen afacanlar bolumune dogru adimlar atildikca


bu yas gruplarinin ziyaretcilere kapali odalarinin icinden gelen o tatli sesler

bu EV'in sicakligi ve nesesini disariya net olarak veriyordu...


bu yas grubunun bu kocaman oyun salonlari ise

yine

DiL DiN IRK MiLLET ULKE

ayirimi gozetmeden

sadece ve sadece

SEVGi ve YARDIMLASMA ve COCUKLAR icin birarada olan

ve yine yaptiklarini da pek fazla vitrine cikartmayan

IWSA ULUSLARARASI KADINLAR DERNEGi uyelerince

her detayi ozenle yerine konularak dekore edilmis alanlar idi...


bu kullanim alanlari iste boylesine guzelliklere bakilan pencerelere bakiyor bu evde...


her nekadar bu pencerelerin disindaki

''ORMAN''

 

duvarlardaki renklerle

''HAYVANLAR ALEMiNiN'' figurleri ile suslenmis olsada...

 

bu EV'icindeki uzmanlarca gelecege ozenle hazirlanan minik kalplere

ASIL YILAN'in DISARDAKi gercek hayatta nerede ve kim oldugu?

KARGA veya ''GOZU ACIK'' TiLKi'nin

gercek hayatta onlara neler yapabilecegi...

 

bu ormandaki ASLAN'in ise;

kosesinde nasilda gururla oturdugu...

ve yine bu ormanda yasayan TARZAN'la CEYN 'in

gercek hayatta nasil bir ortam icinde yasadiklari

yasamalari gerektigi

bu salonda ilgili egitmenlerince miniklere resmedilmis...

 


basta da belirttigim gbi gercek hayat ta aynen boyle degil mi ki zaten?

sadece tum bu dusunceler icinde

bu EV ve bu ev sahiplerinin yasamlari ve geleceklerine

TOPLUM olarak bu PENCERELERDEN nasil bakildigi onemli sanki...


bu pencereleri tek tek bu ev yasayanlarina acanlar...

bu ev icin yaptiklarini gozukmez guzellikleri ile susleyenler...

 

dunya gorusleri ile

ve bir damlada bu eve benim katkim olursa ne mutlu bana diyebilenler

ve bunun karsiliginda da

sadece ve sadece bir tesekkur bile istemeyenler ise

bu evin ONUR ve BASKOSESiNi

iste boylesine suslemisler...

 

senelerce bu evin en guzel her kosesine

en anlamli en guzel kalpleri ile

isimlerini koymuslar bu guzel kisilikler sadece...


minik yas gruplarinin oldugu bu salon ise

gercekten kelimelerle anlatilamayacak guzelliklerdeki sirinlikteki

minik kalplerle dopdolu idi ziyaretimiz sirasinda...


tum gorevliler ve gonullu anneler bir taraftan miniklerin fanila veya atletlerini giydirirken...

bir taraftan da ya sarkilar mirildaniyorlar...

yada yarin AT Ciftligine gidecegiz...

hadi yatin artik simdilerle...


veya ...yatmamakta inat eden...

ziyaretcilerine sevgi simarikligi yapan...

veya odalarindaki yorganlari altina bir bir gizlenerek

bir taraftan gulen yuzlerini gostererek

bir taraftan da yaramazlik saatini birturlu bitiremeyen

miniklerle dolu idi bu odalar...

 


boyle buyuk ve ciceklerle bezenmis guzel bir bahcede onlarin acikhava aktiviteleri icin hazirlanmis bu ev icinde...


ama yine de tum bu ayrintilar icinde...

kendi aralarinda paylastiklari banklarda oturan minik govdelerde

yine bu bahce icinde kendi dunyalari ile icice idiler...

 


yanlarindan gecenlere de

belki de aradiklari cevaplarini dusuncelerinde bir turlu bulamayan minik kalpleri ile

adeta bu sorularina cevap vereyemeyenlere de

''SIRTLARINI DONEN''

bu minik bedenler

kendi aralarindaki kendi sohbetlerini tercih ediyorlardi...

kim bilir?


aralarinda neler mi konusuyorlardi?

keske o aralarinda konusulanlar bir dinlenebilseydi

ve tum bu cevaplara SORUMLU olanlar...cevap verebilseydi...


bizim tum ziyaretmiz suresince benim bir adim bile yanimdan ayrilmayan

inanilmaz bir sirin bir afacan bir o kadar da sevimli ve akilli olan

ADEM ise benimle hep ELELEYDi...

ben her deklansore bastikca ADEM'le aramizdaki kopru daha da bir saglamlasti...

aramizdaki KARSILIKSIZ DOSTLUK daha da bir artti...

ADEM...dayanamadi ve sonunda diyecegini dedi...

bana makinayi versen de... bende bi tane cekebilirmiyim?

:)))

ki ben genelde fotograf makinama ''EL '' bile surdurmem...

o AN gozgoze geldik adem ile...

vereyim tabi...

al cek hadi sen...

dedim...

 

ve o zaman zaman benim bile zor elimde tuttugum fotograf makinami tutusturdum ADEM'in minik eline...

o nasil basip; ne cekecegini tam ayarlarken...

ben de ADEM'in GOZLERiNDEKi o isiltiyi kalbime cektim...

 

fotograf karesine ADEM'in aldigi

kalpleri sevgi ile dolu olan...

her iki kisilikte

mutevazilikleri ve yaptiklari ile

hep hayata gulumseyen

iki mustesna ve cok degerli

Turk Anneler Dernegi Antalya subesinin

iki degerli UYESi idiler...


yine adem ile ben elele iken...

bu kez 18 yas grubunun oldugu 'ABLALAR'' bolumunde idik...

 

aslinda ben zaten bu ''ABLALAR'' grubunu

3 kusak olan 3 KIZIM'in zaman zaman okul arkadaslarinda ki isimlerden taniyorum...

 

onlarin aksam DANS ettikleri

yine birarada GUNUN yasanilanlarini kaynattiklari

SALONLARINI goruntulerken...

 

OKULU DEVAMSIZLIK nedeniyle bir sene erteleyen

yine diyelim ismi... KADER olan

ve yanindaki diger ismi de... ZEYNEP olan iki abla ile...

onlar merdivenlerde... BiZ'ler salonda ayakustu

onlarla karsilikli hal hatir sorduk...

 

en cok okuduklari gazete POSTA imis..

TV de ki diziler de zaten hepimizin seyrettikleri primatime'lar imis...

o modern goruntulerindeki

disariya yansiyan nesede ki tek burukluklari ise...


iste bu oda da...

yani herseyi kurulu olan BiLGiSAYAR odasindaki

bir turlu gelemeyen...

iNTERNET imis!!!!


hani derler ya...

UN var YAG var...tencere KASIK var...

yapacak ustada yapmis zaten...herseyi...


ama TURKTELEKOM'un bu bolgedeki ADSL yani internet hizmet birimi bu EV'e

BOS ANKASTRE yaratamadigi icin...

veya o bolgedeki TURK TELEKOMUN elindeki bos PORTlarin

limitli olmasi nedeniyle..


bu iki UC bu evde bugune kadar bir turlu BAGLANAMIS...

 

ve o guzel yuzler...

teknolojiye susayan ve internette dunya turuna merhaba demek isteyen...

kimi universite sinavina hazirlanan...

kimi okul arkadaslarina veya kendi yas grubu arkadaslarina MERHABA demek isteyen

ZEYNEP'ler...PINAR'lar

bu internet baglantisinin bir turlu saglanamayisindan

bilgisayar odalarini tabiki isteselerde kullanamiyorlarmis...

 

ama belli mi olur?

 

belki bu sayfami gezen ve gercekten cok zor ve mesakkatli bir isle ugrasan

ama antalya'da cok ta guzel islere imza atan

ANTALYA TURK TELEKOM MUDURLUGU

SANTRAL BOLUMUNUN

gercekten cok degerli ekibi ve personeli

ve yetkilileri

bu GENCLERE bir an once bekledikleri MUJDEYi verirler

ve sozlestigimiz gibi bu guzel kalplerde bana o internet araciligi ile bir tesekkur gonderirler...

GENC'lerin oldugu bu salonlar bu odalar daha bir baska guzellik ve duzen icindeydi...

ama normal yasamimda bile

odalarina girerken TIK'layarak girdigim kendi COCUKLARIMIN OZELLERi gibi

bu GENCLERiNDE cok ozelleri kendi ALANLARINDADIR diye...

onlar davet etselerde...

biz kendilerine en icten tesekkurlerimizle...

siz bizlere misafir olun...

hadi...derslerinize guzel calisin...

DEVAMSIZLIKLARA da cok DiKKAT edin!!!

 


ve hadi bi SOZ VERiN bakalim ...

su OSS de

bu evden oncesindeki donemlerde mezun olan ornek ablalariniz gibi...

yani halen bu EV'den derece ile mezun olup

DANiMARKA gibi bir ulkenin universitesinde

HAK kazanarak...

 

belik de gelecek donemlerde...

belki de bir BAKAN koltuguna oturmaya aday olacak...

bu genclerin bu EV'deki diger BASARILI KARDESLERiNDEN

ornekler duyarak sohbet ettigimiz bu genclerden SOZ ALDIK...

 

GENCLERDEN....verilen SOZ cok ama cok anlamliydi..

ANNELER DERNEGi uyeleri ile hep bir agizdan tekrarlanan

''ANNE SOZU'' idi verilen bu sozler...


tabiki bu SOZLERiN ANLAM ve AGIRLIGINI

gercek ANNE olanlar cok ama cok daha iyi bilirler...

 

iyi ki COCUK YAPMADIM...

veya...

COCUGUN MU VAR derdin var diyenler...

haric...

 

veya

bu sozlerin sorumlulugu icinde;altinda...

bir COCUK icin verilen bir SOZUN ne kadar onemli

ve bu sozun nelerden cok daha degerli oldugunu bilenler veya bilemeyenler...

 

verilen bu SOZLERi

bircok ozveriye katlanarak

yerine getirebilen gercek sevgi dolu kalpler bilebilirler

o genclere ornek olabilirler onlarla arkadas olabilirler elbette...

 

tabiki verilen ornekte hata olmasin...

COCUGU OLMAYAN...

veya pekcok orneginde gozlendigi gibi

cocugu oldugu halde;

 

bir cok niceligi veya hirsini cocuklarindan daha da one alarak

O COCUKLARINA OZEN ve iTiNA gosteremeyen...

 

hatta dunyaya getirdikleri cocuklarini

dinleyemeyen...

anne kalbi ile sevemeyen...

o sevgi ile kucaklayamayan

O yureklerin her yas ve her donemdeki ihtiyac ve tepkilerini

HEYECAN ve YASAM DONEMLERiNi bile farkedemeyenler

etrafimizda onca cogunlukta iken...

 

tam tersine hic COCUGU OLMADIGI halde...

bu ikinci ornektekilerden kat be kat fazla ANNELiK duygularini tum sorumlulugu ile tasiyanlar

asla bu ornekledigim kategoride degiller...

iste gercekte bu guzel kalpler bu evin gercek anneleri zaten...

 

bu gun ayakustu sohbet ettigimiz bu EV'in gencleri de

kendilerine uzatilan FOTOGRAF makinasi ile...

herzamanki gibi

hep o KARSILIKSIZ SEVGi DOLU GOZLERiNiZLE

bugune kadar bize hissettirdiginiz duygular ile gulumseyin...

ki...

ben de sizi cekeyim diyen GENCLERDi...


bu seromoni bitince SIRA bana geldi...

tum EV'in COCUKLARI ve GENCLERi

daha DOGRUSU EV'in gercek sahibi..

yaklasik 350 kisilik

bu COK OZEL '' AiLE'yi temsilen

bu kez ben objektifimi actim...

 


bu karede yaklasik 350 kisi adina gelen gulumsemeler

kalpten ve icten

yine KARSILIKSIZ olarak bu karede sizlerle boyle bulustu...


bu kez de makinam ESNA'ya misafir oldu....

o da HEPBiR hepimizi bi kez daha benim objektifimden fotograflamak istedi...


ben bi kez daha

bu ev'in

gogsune sefkatle guvenle yaslanilan

COCUKLARINI en AZ BiZLER KADAR SEVEN

onlara iLGi ve iTiNA gosteren

onlarin yani GENCLERiN deyimiyle...

BABA'lari ile beraber olmak

istedikleri fotograf karelerinde album koselerini tamamladik...

 

aldigim tum bu ANI fotograflarini

MUDUR BABALARINA vermek...

ve tabiki ESNA ile ADEM 'inkinide karta TAB ETTiREREK..

kendi ALBUMLERiNE aktarmalari icin de baska bir gun adina sozleserek

gunun EN ZOR olan

VEDA SAATiNE geldik...

o saat icinde dakikalar bir turlu gecmek bilmedi...

alinan ve alinacak ODULLER bir kez daha soz alinarak yinelendi...

verilen sozler bir sonraki bulusma icin bir kez daha alti cizilerek teyit edildi...


GOZLER bugulandi...

SOYLENMEK istenen TUM SOZLER GOZLERDE KiLiTLENDi...

yine de NESE ile yuzler bir kez daha BURUK olsada aydinlandi...


ADEM ' e goksel hn.dan yani TURK ANNELER DERNEGi Antalya Subesinden

bir soz alindi...

 

onlar ADEM'e bir fotograf makinasi armagan edecekler...

bende yine ara ara ugrayip ADEM 'e nasil fotograf cekecegini ogretecegime soz verdim...

 

ADEM ise bu konusmalar icinde ara ara yine uzaklara kosturdu...

yine gitti geldi bi yerlere...

 

SIMSIKI ELiMi TUTAN minik ELi...

yavasca bir ara istemeyerek ayrildi....

GOZLERiNDEKi BU BAKIS

ASILI belkide bir kez daha yine biyerlerde TAKILI cevapsiz kaldi...

 

SOZ di mi?

fotografimi getireceksin di mi?

ogreteceksin di mi?

sorusunda

bir kez daha o gozlerle

GOZLERiME bakildi...

 

karsilikli o

cok ANLAMLI ama bir o kadar da

gercek SEVGi ile dolu olan gozler bir kez daha karsilikli icten bakisti...

 

Adem'e...

o zaman sende soyle bakalim...

buyuyunce cektiklerin...

nasil fotograf ve haberler olacak denildiginde...

secenekli soru olarakta...

dogru haber mi?

nasil fotograflar olacak diye soruldugunda...

DOGRU HABER ve DOGRU FOTOGRAFLAR

olacaklar cevabi gelince...


vekil BABA'ya bir kez daha o minik govdeler yaslanarak...

bu guzellikler ona emanet edilerek...

AYRILMA ZAMANI geldi...

...

bi SOYLEYECEGiNiZ..

bir eksiginiz?

bir isteginiz var mi diye soruldugunda ise...


...ADEM ve ESNA'larin SiZ'e SELAMI VAR...

cumleleri HEPiNiZE...gonderildi...


bu SIMSICAK SARILMA ise

dalga dalga

ADEMi tekrar ALDI GOTURDU yine bi yerlere...


kapiya kadar yine ELELE gelindi...

bi kez daha cekeyim mi seni diyince...

yine hadi al bakalim...

cek bi tane daha denildi ADEM'e ...

ve ADEM'e bu fotograf verildi...

ADEM'in GERCEK iSTEDiGi KARE Mi?

 

SANIRIM BENDE BULDUGU ve BiR TURLU AYRILMAK iSTEMEDiGi...

CIKARSIZ KARSILIKSIZ SADECE ve SADECE verilen GERCEK SEVGi idi...

 

cunku aslinda bu EVDEKi TUM EVSAHiPLERiNiN

MADDi ANLAMDA bir kus sutleri eksikti...

 

bir de SIRTLARINI iNATLA DONDUKLERi

YUZLERiNi bile GORMEK iSTEMEDiKLERi

onlari burada YAPAYALNIZ tek baslarina birakan

cogu zaman isimlerini bile bilmedikleri,

ANNE ve BABA'dan ve AiLE denilen cok kutsal bir kurumdan

arta kalan...

teyzeler...dayilar...halalar...nineler...dedeler...

ve daha bu sinsileye bircok eklenecek

tanimlamalar icinde olan gercekteki COGUNLUK

ama sonucta

acimasizca kabullenilen YALNIZLIK...

ve

onlarin ozledigi

SIMSICAK SEVGi'yi tadabilecekleri

ismini bile bilmedikleri

gercek sevgi'nin verildigi kalpler idi...

 

iste bugun bendeki boyle bir gundu...

fotograflar ise

bu guzel gunden sizin AYNANIZA yansimalar idi...

 

hadi bu gune kadar neyi ne kadar mukemmel veya basari ile yaptiginiza degilde...

ESNA ve ADEM'in GOZLERiNE bir KEZ DAHA

cok ama cok DiKKATLE BAKIN...

ve bu yetimlerin... bu oksuzlerin...

bu kimsesiz gibi gozuken

ama gercekte pek cok ve kalabalik AiLESi olan bu GOZLERDEKi

SiZ'e gonderilen SELAM ile bu gece YASTIGINIZA BASINIZI koyun...

ve

ONLARIN dunyaya gelmelerinden...

egitimlerine kadar...

tum yasam boyu gerek ve ihtiyac duyacaklari

tertemiz bir gelecek cerceveleri icindeki

TOPLUM BiLiNCiNiZi...

kendi ViCDANINIZDA sorguya cekerek...

kendi cocugum veya cocuklarim basta olmak uzere

ihmal ettigim veya gercekte goremedigim guzellikler bana ne kadar da yakinmis diyerek...

sizde ADEM'in HAK'kindan ve GELECEGiNDEKi UMUTLARINDAN

elinizi ozenle cekerek...

 

onun TEK VE SADECE ihtiyaci olan

toplumdaki yasadigi cercevesindeki tablodan istediginiz guzel bir rengi cekip alarak

Adem ve esna'lara kalbinizle icten bir soz verin...

 

ki bu gozler ve bu gozlerdeki BAKISLAR

size NEFRETLE KiN ile OFKE ile

SELAM gondermesin...

 

bu guzel gozler yarin sizlere bakacak olan belki bir doktor...

belki bir hakim...

belki bir ogretmen..

belki bir hemsire veya belki bir taksi soforu veya

bir garson veya belki de sizin bir vekiliniz olacak...

kimbilir...belki de bir milletvekili'niz olacak...

 

bu size SELAM gonderen GOZLER...

eger sizinle ona gercek ihtiyaci olan gercek SEVGi ile bulusamaz ise...

kim bilir gelecekte KiM? ve NE? olacak bu gozler...

 

 

'' ADEM ile ESNA'nin '' SiZ'e SELAMI VAR....

 

 

inancilker

infoantalya

antalyahaber