Bekir COSKUN
bcoskun@hurriyet.com.tr
Ramazan...
RAMAZAN gelince boyle olur.
Ve her gun gazetelerin tepesinde yer alan bikiniler, bacaklar, kalcalar,
g-stringler yok olur, onlarin yerinde ramazan kampanyalari baslar:
"Herkese dua kitabi..."
"Ayetler ve manalari..."
"Renkli namaz rehberi..."
"Aciklamali hadis..."
"Peygamber Efendimizin hayati..."
"Herkese Kuran-i Kerim ve meali..."
Bana sanki editorler yedi kat goklere uctular da, ramazanin birinci
gunu yazi isleri masasina birer evliya olarak iniverdiler gibi gelir.
Ben her ramazan basinda bizim medyayi, gerektiginde kulah takip boynunu
bukerek mevlit okuyan bar sarkicisina benzetirim.
*
Beterin beteri var, keza siyasetcilerin, burokratlarin, isadamlarinin
dunyasindaki Ramazan’i bir bilseniz...
Herkesin en iyi duyacagi sekilde "Iftar davetleri" baslar.
Buyuk otellerin salonlarinda gorkemli iftar sofralari kurulur.
Oruc tutmayanlarin bu davetlere kosup, ezanin okunmasini husu icinde
bekleyisleri... Ve zeytinle bir oruclarini acislari vardir ki...
Bir de "Allah kabul etsin" diyenlere utanmadan "Cumlemizinkini..."
deyisleri...
*
Ben ramazan etkinliklerine bakip, bu kadar inancli bir toplumda islerin
daha iyi gitmesi gerektigini dusunurum.
Misal; bu kadar cok rusvet olmamasi gerekir...
Bu kadar cok hirsizlik-avanta-gasp da olmamali...
Yalan...
Dolan...
Sahtekárlik...
Bozuk-hileli gida maddelerinden, fahis kárlarla yoksullarin
dolandirilmasina... Demiri-cimentosu calinmis binalardan, yagmalanan
kentlere... 300 liraya calistirilan genclerden, ecnebi ulkelerdekinin
bes kati yuz kizartici suclara kadar...
Bakarim; biraz fazla...
*
Olsun...
Bu ramazan gunlerinde, tertemiz yuregiyle gorkemsiz iftar sofrasina
oturan, alninin teri ile kazandigi ekmegini bolen, akli ile inancini
yogurmus, vicdani rahat insanlarimiza seslenmek istedim sadece:
Allah kabul etsin... |