|
MUAZZEZ TONGUC
BEST WESTERN KHAN HOTEL Genel Md.
konaklama sektorunde bayan yoneticilerin karsilastiklari sorunlar
Sayin Baskanim, Sayin konusmacilar ve Degerli konuklar,
Sektor temsilcisi olarak gastronomi sempozyumuna nazik davetlerinden
dolayi Sayin Aydin Ozdemire ve emegi gecen tum katilimcilara tesekkur
ederim.
Bugun sizlere burada neden konaklama sektorunde kadin yonetici azligi
var, kadin yoneticilerin sektorde hangi departmanlari daha cok tercih
ettigi, yiyecek icecek sektorunde kadin yonetici istihdaminin azligi
ve nedenlerinden bahsedecegim.
Konusmama, onemli oldugunu dusundugum birkac noktaya deginerek baslamak
istiyorum.
Bildiginiz gibi Thomas Cook dunyada ilk turizm hareketini baslatan
kisidir. Bizim ulkemizde ise 80li yillarin ikinci yarisinda merhum
Turgut Ozalin tesvikiyle Antalya buyuk bir atilim yaparak turizm
baskenti olmayi basarmis, dunyada da en cok bes yildizli otellerin oldugu
bir sehir olarak taninmistir. Turizm sektorundeki gelisme, gelisen dunya
profili ve bu gelismedeki artis seviyesi, arti alim gucu turizme olan
ilgiyi arttirmistir. Buna paralel olarak 90 li yillarin basinda Akdeniz
sahillerinde oda kahvalti olan otel sistemleri her sey dahil sistemi
ile degisime girmis buda yiyecek icecek departmanina olan kadin bakis
acisini da degistirmistir. Mesleki bilgiden cok agir beden gucune dayali
calisma kosullarinin onemli bir faktor haline gelmesi kadinlari olumsuz
yonde etkilemistir.
____________________________________________________
Yasadigimiz global mali krizden dolayi ,ulkemizde ve tum dunyada bir
istihdam problemi var. Dunya istihdaminin yuzde 7si turizm uzerinden
besleniyor. Ve turizm,dunya is istihdam yuzdesinde lider konumda. Bu
nadide, kirilgan ve her seyden olumlu-olumsuz etkilenebilen ozel sektorde,
kadinin bazi islerdeki profesyonel durusunun kulturel sosyo-ekonomik
sartlarla dogru orantida oldugunu varsayacak olursak kadin yoneticilerin
az olmasi dikkat cekici diye dusunuyorum.
Ornegin, ulkemiz doguda ataerkil, batiya dogruda kismen anaerkil bir
yapiya sahiptir. Bizim toplum olarak kadina bakis acimizin farkliliklar
gostermesi zaten bu yuzdendir. Erkek hegamonya bir toplumda Izmirli
kadin ile Karsli kadin arasinda yonetici olabilmek ve kendini profesyonel
bir yonetici olarak kabul ettirebilmek acisindan derin ucurumlar vardir.
Oysaki kadinlar duyarli, dikkatli becerikli tarzlari ile yoneticisi
olduklari kurumlarda farkliliklarini ortaya koymaktadirlar.
Anadolu kadinlarinin cefakâr ve mucadeleci duruslari sayesinde,
ulu onderimiz Ataturke bagliliklari ve sonsuz destekleri sayesinde
Cumhuriyetimiz bu gunlere gelmemis midir?
Simdi, gecmise bir yolculuk yaparak tarihte kadin yoneticilerin ve
liderlerin bu zamana kadar neler basardiklarini kisa anekdotlarla sizlere
sunmak istiyorum. Ornegin, Cleopatranin feminen yonunu bir kenara
birakacak olursak, asagi Misir ile yukari Misiri savasa ve dinsel
bagnazliklara ragmen birlestirmis, Misir medeniyetini zirveye cikarmis
ve zamanimiza kadar bize isIk tutan dunyanin en onemli ve en buyuk kutuphanesini
bir araya toplamis, tarihsel en buyuk kaynaklarin zamanimiza kadar gelmesine
isIk tutmustur. Misiri dimdik cagin uzerinde Romaya karsi
ayakta tutabilen kadin Cleopatra degil midir? Jeanne d'Arc degil midir
yuzyil savaslari boyunca ulkesi Fransayi Ingilizlere karsi cephede
savunan ve aforoz edilip yakilan? Ve ne yaziktir ki, uc asir sonra da
ayni Katolik kilisesi tarafindan azize ilan edilen.
Bir medeniyette kadinin yeri ne kadar on planda ise toplum o derece
ileri gider ve guclu olur. Ornegin, kurulusundaki padisahlarin anne
etkisi Osmanliyi bir cihan imparatorlugu haline getirdi ve toplumu buyuk
olcude bicimlendirdi.
Dunyanin var olusundan beri kadin tum medeniyetler icerisinde onemli
bir yer edinmistir. Bazi zamanlar kirilgan ve ezilmis ama varligini
yitirmemis, bazi zamanlar ise cesur, guclu ve savasci olmustur. Guclu
karakterleri ve cesaretleri ile imparatorluklar yonetmislerdir. Koylerde
hanim agalik, evlerinde analik, sehirlerde basbakanlik yapmislardir.
Kadinlar hayatimizin her safhasinda vardir ve detayci guzellikleriyle
insanoglunu hep motive etmislerdir. Anadolu kulturunde farkli bir anlayisa
sahip olan kadinin tarihi Kybele ile anilmaya baslanmistir. Kybele buyuk
ana tanricadir. Ephesoslularin Artemisi, Romalilarin Magna
Materidir. Bu ana tanricaya Anadoluda 6 bin yildan
beri tapinildigi bilinmektedir.
Bu kisa yolculukta kadinin tarihteki onemini sizlere vurgulamaya calistim.
Bu ve benzer ornekleri cogaltmak elbette ki mumkun.
Antik cagdan bu yana tartisilmis olmasina ragmen liderlik
kavrami, cok yakin zamana kadar kadini icermiyordu. Yuzyillar boyunca
kadinlar; bagimli, boyun egen, uyumlu varliklar olarak tanimlandilar.
Bu onyargilar, kadinlarin liderlik ozelliklerinden yoksun olduklari
dusuncesini toplumlara yerlestirdi ve onyargili dusunceler, liderligin
sadece emir verme ve denetleyebilme yetenegi olarak gorulmesine yol
acti.
20nci yuzyilin baslarinda gelismeye baslayan modern endustri
ile hemen hemen ayni zamanda ortaya cikan Yonetim Biliminin
oncusu Frederic Winslow Taylor, yoneticilik ozelliklerini akilcilik,
mantikli dusunme, tarafsizlik olarak tanimlamis ve bu ozellikler toplum
tarafindan, erkeksi olarak kabul edilmistir.
Organizasyonlari kuran, calisma kurallarini belirleyen cinsiyet erkek
oldugundan, yonetim ve yoneticilikle ilgili normlar, degerler ve yargilar
da erkekler tarafindan belirlenmistir. Boylece toplum haline gelmenin
bir sonucu olarak tanimlanan erkeksi ozellikler yonetici
ozellikleri olarak ortaya cikmistir. Bu onyargiya ragmen, kadinlarin
yonetici konumlarina yukselmelerini; toplumdaki bazi degisIklikler ve
sosyal hareketler saglamistir. Kadin hareketi, geleneksel aile duzenini
degisIklige ugratmis ve egitim seviyesindeki reform daha fazla sayida
kadinin yonetim kademelerine ulasmasina yardimci olmustur.
Ote yandan, turizmde calismanin karmasIkligi, genellesmeyi problemli
hale getirirken turizmle ilgili arastirmalar kadinlarin iyi odemeli,
yetenek gerektiren ve yonetimsel pozisyonlarda daha sinirli olarak bulunduklarini
iddia etmektedir.
Konaklama isletmelerine odakli olarak yapilan bir arastirmaya gore,
orta yardimci yoneticilerin sadece yuzde 4u ve ust duzey yoneticilerin
yuzde 1i kadindir.
120 sektordeki yuksek ucretli islerin erkek isi olarak
gorulmesi, kadinlarin bu tur islerden uzak tutulmasi ve dusuk gelirli,
yarim zamanli islerde toplanmalari kadinlarin ikinci plana itilmesine
ve ekonomik bagimliliklarina neden olmaktadir. Tabii ki fiziki kosullar
bazen hem is hayatinda hem de aile hayatinda onemli hale gelmektedir.
Fakat yuzyillardan beri zor kosullara karsi her zaman dayanikli olan
kadinlar bu engeli de asmasini bilmektedir.
Turizm sektorunde yapilan bir diger ankete yanit veren kadin yoneticilerin
yuzde 23,6si kat hizmetleri, yuzde 20,8i ise insan kaynaklari
departmanlarinda calismaktadirlar. Erkeklerin yuzde 28,9unun on
buro departmaninda yonetici olduklari gorulmektedir. Servis ve mutfak
departmanlarinda yoneticilik yapan erkeklerin orani yuzde 21,1dir
ve bu iki departmani yiyecek-icecek departmani olarak dusundugumuzde
erkek yoneticilerin onemli bir kisminin bu departmaninda calistigi gorulmektedir.
Buna karsin yiyecek icecek departmaninda calisan kadin yoneticilerin
orani yalnizca yuzde 2,8dir sinirli kalmistir.
Yiyecek icecek departmaninda calisan kadinlarin oraninin neden az oldugu
konusuna gelince;
Oncelikle kadinin su anki toplumsal statusu genellikle Anne
olarak one cikmaktadir. Kadinin evinde cocuklarini yetistirmesi ve ev
sorumlulugunu ustlenmesi daha makbul bir yasam bicimi olarak algilanmaktadir.
Ancak, ekonomik sartlarin zorlamasiyla birlikte kadin yavas yavas bu
statuden uzaklasarak, hem calisan hem de anne rolunu benimsemeye baslamistir.
Ancak, bu noktada bile kadina uygun gorulen meslekler arasinda turizm
henuz gereken yerini alamamistir.. Ogretmenlik, hemsirelik, bankacilik
gibi mesai saatleri duzenli ve calisma ortami elverisli olan sektorler
kadina yakistirilmaktadir. Turizm sektoru ise daha ziyade mesaisi ,
tatilleri belli olmayan, kadini evinden koparan ve aile ortamini huzursuzluga
surukleyen bir is kolu olarak gorulmektedir.
Ozellikle Turk turizminin amiral bolgesi Antalya da bulunan otellerimizin
son yillarda agirlikli her sey dahil sisteminde calismalarinin kadin
calisanlari yiyecek-icecek departmaninda gorev yapma konusunda son derece
olumsuz etkilemektedir.Bu departmanda calisma saatlerinin uzun olmasi
,asiri misafir yogunlugu ,mesleki bilgi becerilerinin arka planda kalip,
otellerin yemek fabrikasi haline gelmesine sahit olmalari, neredeyse
24 saate yayilan yiyecek-icecek servisinin kadinlara son derece yorucu
gelmesi ve aile hayatindan uzaklastirici olmasindan dolayi bu departmana
karsi ilgiyi gunden gune azaltmaktadir.Bundan dolayidir ki calisma kosullarinin
sert ve amansiz olusu,kadinlari daha yaratici, kendilerini daha iyi
ifade edebilecekleri, sakin departmanlara yoneltmistir.Ornek olarak
on buro, satis pazarlama, insan kaynaklari gibi.
Bu nedenledir ki halihazirda bu sektorde yonetici olarak kendine yer
edinmis cok az sayidaki kadinin bekar oldugu dikkatlerden kacmamaktadir.
Yiyecek icecek departmaninda calisan personelin cogunlukla erkek olmasi,
yoneticinin de erkek olmasi algilamasini beraberinde getirmektedir.
Bu kadar cok erkegin calistigi bir departmana ancak bir erkek hukmedebilir
ve sozunu gecirebilir dusuncesi hakimdir. Ote yandan, soz konusu departmanin
uzun mesai sartlari kadinin ruhsal ve bedensel anlamda yipranmasina
neden olmaktadir.
Ekonomik olarak yiyecek icecek departmani konaklama sektorunun can
damari olarak kabul edilir. Bu alanda yapilacak olan yanlis bir yonetim,
isletmeyi ciddi anlamda zarara ugratabilmektedir. Boylesine onemli bir
noktada isverenler ise uzun mesai saatleri ise hakim olacak ve kendi
denetimlerinden cikmayacak erkek yoneticileri tercih etmektedirler.
Kanaatimce, zor olmakla birlikte kadinlarin ozellikle yiyecek icecek
departmanlarinda yonetici olarak yer almasinin faydalari da son derece
fazla olacaktir. Kadinin yaradilisi geregi, hassas, titiz, temiz, denetleyici
ozelligi bu departmana da yansiyacaktir. Ozellikle, hijyen, damak tadi,
servis kalitesi ve tefrisat anlaminda kadinlarin erkeklere gore daha
yaratici ve farkli bakis acilarina sahip olduguna inaniyorum. Bu durum
gundelik hayatimizda ve evimizde de boyle degil midir? Kadin eli degen
evin nasil oldugu, kadinsiz erkeklerin cogunlukla hallerinin perisan
oldugu da bizi gulumseten ve konusturan bir gercektir.Bu ozellikler
neden konaklama sektorune yansitilmasin?
Uluslararasi zincir otellerde son yillarda ,kadin yonetici orneklerinin
artmasi bizleri sevindiriyor. Bu sayinin gun gectikce artacagina inaniyorum.
Bizlerin sektore ornek model olacagimizi da dusunuyorum. Kadinlarin
da bu alanda yer almak icin daha cesur ve kararli bir tutum sergilemeleri
gerektigini de dusunuyorum.
Unutulmamalidir ki; Kadinlar yonetmelidir ! nicin derseniz? dunyaya
bakis acisi, hayata verdikleri hassas, titiz, farkli, daha dikkatli,
ayaklari yere basan, guclu ve gorevi alinca gosterdikleri inanilmaz
hirs sayesinde kadinlarin yonetici olmayi hak edeceklerini dusunuyorum.
Kadinlar aslinda turizm sektorune farklilik getirmislerdir ve bundan
sonra da yaraticiliklarini kullanarak getirmeye devam edeceklerdir.
Beni dinlediginiz icin sizlere cok tesekkur ediyorum.
Kadinlarla guzellesen bu dunya da sevgiyle kalin
|