3.ULUSAL GASTRONOMi SEMPOZYUMU


YiYDER Bsk. Ogr.Gor.AYDIN OZDEMiR


YIYECEK ICECEK DUNYASININ EN BUYUK BULUSMASI
Cok Degerli Gastronomi Dunyasi Mensuplari;
Gastronomi Platformu-Yiyecek Icecek Yoneticileri Dernegi (YIYDER)olarak, kurulus felsefemize uygun ve misyonumuza yakisir bir calisma ile sektorde onemli bir bosluga hitap eden 1.ve 2.Ulusal Gastronomi Sempozyumu&Sanatsal Etkinlikler calismasini 2007-2008 de yapmis idik.
Bu yil 3.sunu yine AU Alanya Isletme Fakultesi ve Alanya Meslek Yuksekokulu ile birlikte 17-18 nisan tarihlerinde Divan Talya Hotel Kongre Merkezinde, muthis bir katilimla gerceklestirmis bulunuyoruz.
Bu calisma ulkemizde yiyecek icecek dunyasinin akademik ve sektor bulusmasinin en buyugu ve en verimli olanidir. Duzenledigimiz sempozyum ve etkinliklerin temel amaci; cok cesitli platformlarda tartisilan gastronominin kapsami olan konulari, turizm sektoru ile dogru iliskilendirerek tek bir cati altinda irdelenmesini saglamak, yiyecek icecek urunlerinin kaliteleri kadar sunum yapildiklari ortamlarinda onemini vurgulamak ve Turk turizminin gelismesinde etkin rol oynamaktir.
Sempozyumda yine, ulkemizde yiyecek-icecek ve turizm sektorunun tum paydaslarini bir araya getirerek, cok ozel bir calisma olmustur. Bes aydir suren akademik calisma sonucunda Bilim adamlari, gastronomi bolum baskanlari, gazeteciler, yazarlar, gurmeler, sektor temsilcileri, egitim kurumlari, ogrenciler ve calisanlar bir araya gelerek gelecekle ilgili onemli paylasimlar-tartismalar yapilmistir.
22 universiteden akademisyenlerin bu sempozyum icin ortaya koydugu cok degerli tebligler sunularak, Otel genel mudurleri, yiyecek icecek mudurleri, ascilar dernek baskanlari, ascilar federasyonlari, turizmi ilgilendiren sivil toplum kuruluslarinin katilimlari ile gerceklestirdigimiz bu calisma icerik anlaminda ulkemizde tektir.
Konular, birinci gun bilim dunyasinin ve sektor duayenlerinin katilimlari ile tum gun dort oturum halinde tartisilmis, Ikinci gun restaurant bar hizmetlerinin, standart-estetik ve misafir memnuniyeti odakli pratik calismalarin sunumlari seklinde devam etmistir.
Ayrica sponsor firmalarimizin yer aldigi fuaye alanlarinda bir araya gelen sektor temsilcileri ve sektor tedarikcileri sempozyum boyunca buyuk bir katilim yasamis ve konuklara cesitli sunumlarda bulunmuslardir.
Duzenledigimiz bu yilki sempozyum ve sanatsal etkinliklerde bizleri yalniz birakmayan tum sektor temsilcilerine, ziyaretcilerimize, sponsorlarimiza ve emegi gecen her kese cok tesekkur ediyoruz. Sempozyum sonuc bildirgesi onumuzdeki gunlerde sizlere bildirilecektir.
Saygilarimizla
YIYDER YONETIM KURULU
YIYECEK ICECEK DUNYASININ EN BUYUK BULUSMASI
3. Ulusal Gastronomi Sempozyumu ve Sanatsal Etkinlikler
17-18 Nisan 2009 Talya Hotel /Kongre Merkezi Antalya


PICT0014okk.jpg


MUAZZEZ TONGUC

BEST WESTERN KHAN HOTEL Genel Md.

 

konaklama sektorunde bayan yoneticilerin karsilastiklari sorunlar

Sayin Baskanim, Sayin konusmacilar ve Degerli konuklar,
Sektor temsilcisi olarak gastronomi sempozyumuna nazik davetlerinden dolayi Sayin Aydin Ozdemir’e ve emegi gecen tum katilimcilara tesekkur ederim.
Bugun sizlere burada neden konaklama sektorunde kadin yonetici azligi var, kadin yoneticilerin sektorde hangi departmanlari daha cok tercih ettigi, yiyecek icecek sektorunde kadin yonetici istihdaminin azligi ve nedenlerinden bahsedecegim.

Konusmama, onemli oldugunu dusundugum birkac noktaya deginerek baslamak istiyorum.

Bildiginiz gibi Thomas Cook dunyada ilk turizm hareketini baslatan kisidir. Bizim ulkemizde ise 80’li yillarin ikinci yarisinda merhum Turgut Ozal’in tesvikiyle Antalya buyuk bir atilim yaparak turizm baskenti olmayi basarmis, dunyada da en cok bes yildizli otellerin oldugu bir sehir olarak taninmistir. Turizm sektorundeki gelisme, gelisen dunya profili ve bu gelismedeki artis seviyesi, arti alim gucu turizme olan ilgiyi arttirmistir. Buna paralel olarak 90 li yillarin basinda Akdeniz sahillerinde oda kahvalti olan otel sistemleri her sey dahil sistemi ile degisime girmis buda yiyecek icecek departmanina olan kadin bakis acisini da degistirmistir. Mesleki bilgiden cok agir beden gucune dayali calisma kosullarinin onemli bir faktor haline gelmesi kadinlari olumsuz yonde etkilemistir.
____________________________________________________
Yasadigimiz global mali krizden dolayi ,ulkemizde ve tum dunyada bir istihdam problemi var. Dunya istihdaminin yuzde 7’si turizm uzerinden besleniyor. Ve turizm,dunya is istihdam yuzdesinde lider konumda. Bu nadide, kirilgan ve her seyden olumlu-olumsuz etkilenebilen ozel sektorde, kadinin bazi islerdeki profesyonel durusunun kulturel sosyo-ekonomik sartlarla dogru orantida oldugunu varsayacak olursak kadin yoneticilerin az olmasi dikkat cekici diye dusunuyorum.

Ornegin, ulkemiz doguda ataerkil, batiya dogruda kismen anaerkil bir yapiya sahiptir. Bizim toplum olarak kadina bakis acimizin farkliliklar gostermesi zaten bu yuzdendir. Erkek hegamonya bir toplumda Izmirli kadin ile Karsli kadin arasinda yonetici olabilmek ve kendini profesyonel bir yonetici olarak kabul ettirebilmek acisindan derin ucurumlar vardir. Oysaki kadinlar duyarli, dikkatli becerikli tarzlari ile yoneticisi olduklari kurumlarda farkliliklarini ortaya koymaktadirlar.


Anadolu kadinlarinin cefakâr ve mucadeleci duruslari sayesinde, ulu onderimiz Ataturk’e bagliliklari ve sonsuz destekleri sayesinde Cumhuriyetimiz bu gunlere gelmemis midir?

Simdi, gecmise bir yolculuk yaparak tarihte kadin yoneticilerin ve liderlerin bu zamana kadar neler basardiklarini kisa anekdotlarla sizlere sunmak istiyorum. Ornegin, Cleopatra’nin feminen yonunu bir kenara birakacak olursak, asagi Misir ile yukari Misir’i savasa ve dinsel bagnazliklara ragmen birlestirmis, Misir medeniyetini zirveye cikarmis ve zamanimiza kadar bize isIk tutan dunyanin en onemli ve en buyuk kutuphanesini bir araya toplamis, tarihsel en buyuk kaynaklarin zamanimiza kadar gelmesine isIk tutmustur. Misir’i dimdik cagin uzerinde Roma’ya karsi ayakta tutabilen kadin Cleopatra degil midir? Jeanne d'Arc degil midir yuzyil savaslari boyunca ulkesi Fransa’yi Ingilizlere karsi cephede savunan ve aforoz edilip yakilan? Ve ne yaziktir ki, uc asir sonra da ayni Katolik kilisesi tarafindan azize ilan edilen.

Bir medeniyette kadinin yeri ne kadar on planda ise toplum o derece ileri gider ve guclu olur. Ornegin, kurulusundaki padisahlarin anne etkisi Osmanliyi bir cihan imparatorlugu haline getirdi ve toplumu buyuk olcude bicimlendirdi.

Dunyanin var olusundan beri kadin tum medeniyetler icerisinde onemli bir yer edinmistir. Bazi zamanlar kirilgan ve ezilmis ama varligini yitirmemis, bazi zamanlar ise cesur, guclu ve savasci olmustur. Guclu karakterleri ve cesaretleri ile imparatorluklar yonetmislerdir. Koylerde hanim agalik, evlerinde analik, sehirlerde basbakanlik yapmislardir.
Kadinlar hayatimizin her safhasinda vardir ve detayci guzellikleriyle insanoglunu hep motive etmislerdir. Anadolu kulturunde farkli bir anlayisa sahip olan kadinin tarihi Kybele ile anilmaya baslanmistir. Kybele buyuk ana tanricadir. Ephesos’lularin Artemis’i, Romalilarin Magna Mater’idir. Bu ana tanrica’ya Anadolu’da 6 bin yildan beri tapinildigi bilinmektedir.

Bu kisa yolculukta kadinin tarihteki onemini sizlere vurgulamaya calistim. Bu ve benzer ornekleri cogaltmak elbette ki mumkun.

Antik cagdan bu yana tartisilmis olmasina ragmen “liderlik” kavrami, cok yakin zamana kadar kadini icermiyordu. Yuzyillar boyunca kadinlar; bagimli, boyun egen, uyumlu varliklar olarak tanimlandilar. Bu onyargilar, kadinlarin liderlik ozelliklerinden yoksun olduklari dusuncesini toplumlara yerlestirdi ve onyargili dusunceler, liderligin sadece emir verme ve denetleyebilme yetenegi olarak gorulmesine yol acti.

20’nci yuzyilin baslarinda gelismeye baslayan modern endustri ile hemen hemen ayni zamanda ortaya cikan “Yonetim Bilimi”nin oncusu Frederic Winslow Taylor, yoneticilik ozelliklerini akilcilik, mantikli dusunme, tarafsizlik olarak tanimlamis ve bu ozellikler toplum tarafindan, “erkeksi” olarak kabul edilmistir.

Organizasyonlari kuran, calisma kurallarini belirleyen cinsiyet erkek oldugundan, yonetim ve yoneticilikle ilgili normlar, degerler ve yargilar da erkekler tarafindan belirlenmistir. Boylece toplum haline gelmenin bir sonucu olarak tanimlanan “erkeksi ozellikler” “yonetici ozellikleri” olarak ortaya cikmistir. Bu onyargiya ragmen, kadinlarin yonetici konumlarina yukselmelerini; toplumdaki bazi degisIklikler ve sosyal hareketler saglamistir. Kadin hareketi, geleneksel aile duzenini degisIklige ugratmis ve egitim seviyesindeki reform daha fazla sayida kadinin yonetim kademelerine ulasmasina yardimci olmustur.

Ote yandan, turizmde calismanin karmasIkligi, genellesmeyi problemli hale getirirken turizmle ilgili arastirmalar kadinlarin iyi odemeli, yetenek gerektiren ve yonetimsel pozisyonlarda daha sinirli olarak bulunduklarini iddia etmektedir.

Konaklama isletmelerine odakli olarak yapilan bir arastirmaya gore, orta yardimci yoneticilerin sadece yuzde 4’u ve ust duzey yoneticilerin yuzde 1’i kadindir.

120 sektordeki yuksek ucretli islerin “erkek isi” olarak gorulmesi, kadinlarin bu tur islerden uzak tutulmasi ve dusuk gelirli, yarim zamanli islerde toplanmalari kadinlarin ikinci plana itilmesine ve ekonomik bagimliliklarina neden olmaktadir. Tabii ki fiziki kosullar bazen hem is hayatinda hem de aile hayatinda onemli hale gelmektedir. Fakat yuzyillardan beri zor kosullara karsi her zaman dayanikli olan kadinlar bu engeli de asmasini bilmektedir.

Turizm sektorunde yapilan bir diger ankete yanit veren kadin yoneticilerin yuzde 23,6’si kat hizmetleri, yuzde 20,8’i ise insan kaynaklari departmanlarinda calismaktadirlar. Erkeklerin yuzde 28,9’unun on buro departmaninda yonetici olduklari gorulmektedir. Servis ve mutfak departmanlarinda yoneticilik yapan erkeklerin orani yuzde 21,1’dir ve bu iki departmani yiyecek-icecek departmani olarak dusundugumuzde erkek yoneticilerin onemli bir kisminin bu departmaninda calistigi gorulmektedir. Buna karsin yiyecek icecek departmaninda calisan kadin yoneticilerin orani yalnizca yuzde 2,8’dir sinirli kalmistir.

Yiyecek icecek departmaninda calisan kadinlarin oraninin neden az oldugu konusuna gelince;

Oncelikle kadinin su anki toplumsal statusu genellikle “Anne” olarak one cikmaktadir. Kadinin evinde cocuklarini yetistirmesi ve ev sorumlulugunu ustlenmesi daha makbul bir yasam bicimi olarak algilanmaktadir. Ancak, ekonomik sartlarin zorlamasiyla birlikte kadin yavas yavas bu statuden uzaklasarak, hem calisan hem de anne rolunu benimsemeye baslamistir. Ancak, bu noktada bile kadina uygun gorulen meslekler arasinda turizm henuz gereken yerini alamamistir.. Ogretmenlik, hemsirelik, bankacilik gibi mesai saatleri duzenli ve calisma ortami elverisli olan sektorler kadina yakistirilmaktadir. Turizm sektoru ise daha ziyade mesaisi , tatilleri belli olmayan, kadini evinden koparan ve aile ortamini huzursuzluga surukleyen bir is kolu olarak gorulmektedir.

Ozellikle Turk turizminin amiral bolgesi Antalya da bulunan otellerimizin son yillarda agirlikli her sey dahil sisteminde calismalarinin kadin calisanlari yiyecek-icecek departmaninda gorev yapma konusunda son derece olumsuz etkilemektedir.Bu departmanda calisma saatlerinin uzun olmasi ,asiri misafir yogunlugu ,mesleki bilgi becerilerinin arka planda kalip, otellerin yemek fabrikasi haline gelmesine sahit olmalari, neredeyse 24 saate yayilan yiyecek-icecek servisinin kadinlara son derece yorucu gelmesi ve aile hayatindan uzaklastirici olmasindan dolayi bu departmana karsi ilgiyi gunden gune azaltmaktadir.Bundan dolayidir ki calisma kosullarinin sert ve amansiz olusu,kadinlari daha yaratici, kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri, sakin departmanlara yoneltmistir.Ornek olarak on buro, satis pazarlama, insan kaynaklari gibi.

Bu nedenledir ki halihazirda bu sektorde yonetici olarak kendine yer edinmis cok az sayidaki kadinin bekar oldugu dikkatlerden kacmamaktadir.


Yiyecek icecek departmaninda calisan personelin cogunlukla erkek olmasi, yoneticinin de erkek olmasi algilamasini beraberinde getirmektedir. Bu kadar cok erkegin calistigi bir departmana ancak bir erkek hukmedebilir ve sozunu gecirebilir dusuncesi hakimdir. Ote yandan, soz konusu departmanin uzun mesai sartlari kadinin ruhsal ve bedensel anlamda yipranmasina neden olmaktadir.

Ekonomik olarak yiyecek icecek departmani konaklama sektorunun can damari olarak kabul edilir. Bu alanda yapilacak olan yanlis bir yonetim, isletmeyi ciddi anlamda zarara ugratabilmektedir. Boylesine onemli bir noktada isverenler ise uzun mesai saatleri ise hakim olacak ve kendi denetimlerinden cikmayacak erkek yoneticileri tercih etmektedirler.

Kanaatimce, zor olmakla birlikte kadinlarin ozellikle yiyecek icecek departmanlarinda yonetici olarak yer almasinin faydalari da son derece fazla olacaktir. Kadinin yaradilisi geregi, hassas, titiz, temiz, denetleyici ozelligi bu departmana da yansiyacaktir. Ozellikle, hijyen, damak tadi, servis kalitesi ve tefrisat anlaminda kadinlarin erkeklere gore daha yaratici ve farkli bakis acilarina sahip olduguna inaniyorum. Bu durum gundelik hayatimizda ve evimizde de boyle degil midir? Kadin eli degen evin nasil oldugu, kadinsiz erkeklerin cogunlukla hallerinin perisan oldugu da bizi gulumseten ve konusturan bir gercektir.Bu ozellikler neden konaklama sektorune yansitilmasin?
Uluslararasi zincir otellerde son yillarda ,kadin yonetici orneklerinin artmasi bizleri sevindiriyor. Bu sayinin gun gectikce artacagina inaniyorum. Bizlerin sektore ornek model olacagimizi da dusunuyorum. Kadinlarin da bu alanda yer almak icin daha cesur ve kararli bir tutum sergilemeleri gerektigini de dusunuyorum.
Unutulmamalidir ki; Kadinlar yonetmelidir ! nicin derseniz? dunyaya bakis acisi, hayata verdikleri hassas, titiz, farkli, daha dikkatli, ayaklari yere basan, guclu ve gorevi alinca gosterdikleri inanilmaz hirs sayesinde kadinlarin yonetici olmayi hak edeceklerini dusunuyorum. Kadinlar aslinda turizm sektorune farklilik getirmislerdir ve bundan sonra da yaraticiliklarini kullanarak getirmeye devam edeceklerdir.
Beni dinlediginiz icin sizlere cok tesekkur ediyorum.

Kadinlarla guzellesen bu dunya da sevgiyle kalin……………

 


YiYDER Bsk. Ogr.Gor.AYDIN OZDEMiR