
BASIN BULTENI
“ BIR ZAMANLAR ANTALYA”
RESSAM KEMAL CANKAYA’NIN ANTALYA OZLEMINI YANSITTIGI
BIRBIRINDEN GUZEL TABLOLAR
ANTALYA 2000 PLAZA SANAT GALERISINDE SERGILENMEKTEDIR
Antalyali Ressamlarin birlikte acilisini yaptiklari 2000 Plaza Galerisindeki
sergi yogun bir kalabaligi agirladi. Sanatseverler ve ressamlar sozbirligi
etmis gibi hayranlik ve begeni ile sergiyi izleyerek sanatci Cankaya’yi
kutladilar. Emirhan Eminin Akerdeonundan, Erdogan Bulut’un Gitarindan
cikan o guzel nameler adeta sergideki eserlerle ortuserek sanatseverleri
eski gunlere goturdu tipki resimlerdeki eski Antalya goruntuleri gibi.
Herkes sanatcinin antalya sevgisine ve ozlemine ortak oldu.
Sanat dostlari Doluca, Salman Patiseri ve Kurukahveci Mehmet Efendi
de sergiye ayri bir renk katti.
1955 yilinda Antalya’da dogan ve Ilkokul’dan sonra Ankara’ya
yerlesen sanatci orta ve lise ogrenimini orada tamamladiktan sonra dogdugu
sehir Antalya ya dondu. Kemal Cankaya’nin resme olan asiri ilgi
ve duskunlugu, cevresindekilerin de yetenegini fark etmesi onu bu alanda
calismaya yonlendirdi.
Kucuk yaslardan beri sevdigi resim sanatina suluboya ve desen calismalariyla
devam etti. Bu dalda oldukca basarili oldu. Genelde hayran oldugu ve
cocuklugunu gecirdigi Antalya’nin kaleicinin nostaljik dokusu,
mimari tarzi, cumbali birbirini open evleri ve dar sokaklari resimlerine
konu oldu. Canli, pastel renklerle hayat bulan eski evler ve sokaklar
eskiye olan ozlemini yansitir ve anilarini kagit ustune tasir. Bircok
karma sergiye katilan sanatcinin bu ilk kisisel sergisidir.Suluboya
tadini doya doya alacaginiz ve ozlemlerinizi biraz da olsa giderebileceginiz
bir sergi sanatseverlerle bulustu. Galeri Yoneticisi Iclal Dagli bu
sergilerin manevi donusunun cok fazla oldugunu ve bu yogun ilgiden cok
memnun oldugunu ve bu alandaki calismalarina devam edecegini soyledi.
Suluboya 41 eserin yer aldigi sergi 25 Ocak 2007 tarihine kadar 2000
Plaza Sanat Galerisinde sanatseverlerin begenisine sunulacaktir.
2000 Plaza Galerisi (3 kapilar karsisi) Tel: 312 48 69

MERHABAAAAAA
'' Bir zamanlar Antalya ''
derken...
ben kendi adima
nostalji defterimden kendi notlarimla baslayayim isterseniz...
ben ilk kez hacettepe 'de ogrencilik senelerimde
o donemler
amatorce duzenledigim okul gezilerimden bir tanesinde Antalya ile tanismistim
seneler oncesinde..
Sene:1976 / 77 veya 78 olmasi lazim
o donemki ici bizlerle
yani ogrenci dolu olan bir otobusle antalya'ya gelmis ve
ilk konyaalti plajinda
sahil kenarinda 1 saat kadar gezinmistik...
cakil taslarini suda kaydirip
dilekler tutmustuk...
o zamanlar baraka tipli biseyler vardi konyaalti plajinda...
sonrasinda ise beldibi'ne konaklayacagimiz otele gecmistik.
zaten o donem tek bir otel vardi o bolgede
BELDiBi otel...
yaninda da arali arali bir cok ev pansiyon...
heryer gozalabildigine bakir alan
ve tepelere baktikca uzayip giden BEYDAGLARI ve o inanilmaz guzellikteki
ormanlik agaclik alanlar...
ve heryer mis gibi portakal ve turunc cicegi kokusu icindeydi...
4 gunluk o geziden donerken ise
tura katilan istisnasiz herkes
ozellikle ben
adeta buyulenmistik o ortamdan...
BELDiBi
golgesinde hayallerimizde kalan
ANTALYA'dan...
okul doneminde seneler akip gittikce
o gezideki beldibi'nin o essiz buyuleyici guzelligi
benim aklimdan hic ama hic cikmadi..
ve hep hayallerimi susleyen sirin bir yer olarak
hafizamda sihirli bir tablo gibi beni sarsti durdu...
o donemler her tur duzenledigimde
her tura cikista hep icimden sunu geciriyordum:
su okul bitsin
diplomayi da bi alayim...
ben kesin oralardayim...
napip edip o essiz beldede bir pansiyon tutup
o bolgede hem isletmeci olacagim..
hem de acentami kurup o bolgede bi sekilde turizmin icinde
sevdigim bir iste calisacagim...
sonucta okul bitti
diploma alindi..
ve ben universitedeki hazir olan
akademik kadromu bir kenara iterek...
diplomayi aldim ama
ben bu meslegi omur boyu yapamam herhalde
ben acentami kuracagim ve turizm sektorunde calisacagim dedim...
ve tabiki kurdum da...
ama Ankara'da...
cunku onumde henuz yapilmasi gereken askerlik hizmetim vardi...
ve kurdugum acenta tam rayina oturacakken...
haydiiiii
askerlik sureci geldi
ve dogruuu Balikesir'e
astegmen olarak 18 ay
surecek olan senelere merhaba denildi...
ve tabiki dusledigim hersey ileriki gunlerim icin projelerimde sakli
kaldi..
olsun...
askerlik bitsin oyle daha saglam baslarim diye dusuncelerimi erteledim
tabiki...
veeeee
askerlikte 18 ay olarak tamamlaninca
geliyorum Antalya dedim.
ama gecen o 18 aylik sure icinde
tabiki araya evliligim ve ilk cocugum Duygu'da
bana ve dusuncelerime katilmisti..
dusundugum is alani icin:
dedim onca emek verdim bu diplomam icin...
yani oyle kolay almadim bu diplomayi...
az biraz da olsa once meslegimi yapayim
bu diplomanin hakkini vereyim
o surec icinde de
hem sehri ve yapiyi yasadigim ortami biraz daha iy taniyayim
hem de gecen zaman icinde herseyi daha net dusunerek
bisekilde bir bir yerden baslayayim.
Boylece Antalya'da meslegim ile ilgili bir kurumda
biyolog ve lab.sefi olarak gorevime basladim.
hersey guzeldi...
ve tarih 1985 idi...
tabiki bu kez Antalya'da yerlesik olunca ve bir dakika bos zaman buldukca
da
imkanlarimiz olcusunde
Antalya'da ulasabildigimiz her yere
henuz 2 yasindaki duygu kah omuzlarimda
kah sirtimda
kah cocuk arabasinda
ve gittigimiz cogu yerde de
masada veya birlestirilmis 2 sandalyede
duygu 2 ci yasindan 3 cu ve sonraki senelere dogru bizle beraber gezip
buyurken
bende olabildigince Antalya'yi ve tum guzelliklerini daha da kesfediyordum...
tabiki bu kesifler uzun surmedi
veeeee
ben artik limon satayim...
ama her sabah laboratuvarda karsilastigim bu mutsuz gulmeyen yuzlerle
hastalik raporu bekleyen insanlarin
kan ornekleri ile calismayim
benim isim kesinlikle bu degil
bu meslek benim ruhuma uymuyor diyerek
1986 senesinde
o kariyer olarak herkese nasip olmayacak guzel meslegimi orada birakarak...
halk deyimiyle
limon satmaya
yani disarda tasi SIKIP suyundan EKMEK yapmaya karar verdim...
ve Antalya hayallerimi susleyen minik bir pansiyon ile ise baslayamasamda
ben bu gelecegin TURiZM kentinde
herkesin ihtiyaci olan
ve Antalya 'da o donemler
sektor olarak pek fazla sayisi olmayan
REKLAM ve TANITIM icin
kendi ajansimi kurayim dedim...
ve kurdum.
kurmakla iyide yapmisim...
cunku karar verdigim sene Turkiye'nin henuz ilk tatil koyu
camyuva'da kuruluyordu
ve Turkiye Turizm ile henuz yeni yeni ciddi anlamda tanisiyordu...
Ama simdiki dusuncelerimle aynaya baktigimda ise
hani hep sorarlar ya insana...
hayatta hic keskeleriniz oldumu diye...
iste benim tek bi tane '' keskem''
Ajans'la birlikte keske
seyahat acentasi A grubu belgemi de iptal etmeyip ikisini birlikte
devam ettirse imisim
olurum...
gecen o seneleri dusuncelerimde hep karsima koydugum zaman bu keske
ile karsilasirim hep...
ama herseyde oldugu gibi bazi seyler
dusuncelerimizde olsada gerceklesmeleri elbette hep KISMET...hep ALINYAZISI...
sonucta ben faal olan A grubu seyahat acentami bir kenara birakip..
Antalya'da reklam sektorunde karar kildim...
ofisime komsu pasajdaki kat komsum ise
rahmetli
sn.cok sevgili ve cok degerli insan
rahmetli
NACi iLHAN
abi
idi..
Naci abi;
o donem Antalya'da hatirladigim ilk isim olarak...
gunaydin hurriyet vb.gibi calisan
ilk ilan reklam ofisi idi Antalya'da...
ben ise direkt turizme girip tamamen ardi ardina temelleri atilan
Turkiye'nin ilk ve yepyeni tesislerinin
matbaa ve tanitim islerine yoneldim...
ve tabiki cok kisa surede girdigim alanda inanilmaz bir grafik cizerek
cok degil 2 senede yaklasik 28 kadar tesis portfoyune
kavustum.
yani limonlarim ve dusuncemdeki hersey dogru ve super idi...
tabiki bu kosturmacalar icinde
Antalya ve cevresinde pek adim atmadigim yer de kalmadi...
daha 2 ci seneme girmeden katalog ve brosur cekimleri icin
o donem manuel yani film ile calisan
fotograf makinami da almistim..
yani antalya'da nerede ne var...
gordugum gezdigimle kalmiyor...
bi taraftan da
kutular dolusu Antalya fotografi cekiyordum...
tabiki hersey ve seneler o kadar hizla akti gittiki...
ajans buyudu
is olarak girdigim sektorde
inanilmaz guzellikte hakli bir guven ve tecrube kazandim..
.
en onemlisi de o kadar cok DOST kazandimki
ve tum bu guzelliklere anlam kazandiran
duygu'dan sonraki 2 cocugum
nazli ve arzu'da ailemize katilinca
Antalya
hep bizim icin sohbet aralarinda ara ara gundeme getirdigimiz...
aslinda biz Antalya'dayiz...
ama burasi sanki bizim Almanya'miz..
bakalim ne zaman burada pasaport suremiz biterse o zaman kismet deriz
ve Ankara'ya geri doneriz...
sohbetlerimizin ara basligi oldu durdu hep...
1985 den bu tarafa gecen sure icinde ise
demekki bu sene 21 ci sene oluyor...
iste Antalya'nin her kosesi her yeri
benim
hem ekmegim
hem suyum
hem de fotograf albumlerimdeki arsivim
ve en guzel fotograflarimin oldugu bir yasam kosesi oldu ANTALYA...
simdi diyeceksinizki bu sergi acilisi ile bu anlattiklarinin yanyana
bu sayfada ne anlami var????
????
hic ANLAM'i olmaz miiiiiiiiiiiiiiiiiiiii????
hem de o kadar anlamli ki...
kusurunu saymazsam demekki tam 20 senedir bu guzel kentte soluk aliyorum...
ve benim icin Antalya;
benim 20 yasindaki GENC bir cocugum...
hatta hatta belki sevgilim
hep beni heyecalandiran
bu gencecik yasiyla hep birlikte buyudugumuz
bir ARKADASIM
bir DOSTUM
bu ANTALYA...
2000 PLAZA SANAT GALERiSi
20 ARALIK / 25 OCAK
KEMAL CANKAYA
'' BiR ZAMANLAR ANTALYA ''
sergi acilis davetiyesi bana ulasipta
icindeki bilgileri hizla okuyunca...
ve davetiyedeki
YAT LiMANiNDA bakima alinmis bir balikci kayigini
ve kaleicinin o dar sokaklarindan yapraklarindan bir kaci dokulmus
CINAR AGACI
suluboya calismasini
abartisiz suresiz dakikalar icinde itina ile incelerken...
isteeeee
taaaaa o AN
bu sizlerle PAYLASTIGIM
'' BiR ZAMANLAR ANTALYA''
beynimde dondu dolasti durdu...
o sure icindeki '' KARELERE... FOTOGRAFLARIMA ''
dusuncelerim icinde gizlice bakinca...
icinde hic kotu birsey bulamadim bu albumumde...
hersey olaganustu guzel idi o sure icindeki ANTALYA'm da...
hem de guzel degil...
olaganustu guzel ve harika idi aksine..
iste sergi ile bu yazimin baglantisi...
benim dusuncelerimdeki
'' BiR ZAMANLAR ANTALYA''
bu sergi ile simdi kendi aynamda karsi karsiya idiler...
Bu nedenle
bu yazimin oyle siradan bir sergi acilis yazisi olmadigini vurgulamak
ve sizlerle
yani DOSTLARIM ve AiLEM olarak bildigim sayfa ziyaretcilerimle
bu 21 sene icindeki EN OZEL dusuncelerimi
bu satirlarda PAYLASMAKTA da hic bir sakinca gormedim...
cunkuuuuuu
20 aralik saat 16.45 de 2000 PLAZA SANAT GALERiSi ' ne ulastigimda
sevgili iclal hn.
daha merdivenlerden inerken baktigimda
galeri fuayesini oyle bir hazirlamiski...
dedim 21 sene once
boyle galeri maleri nerdeeeeeeeeeeeee
yoktu ki Antalya'da...
diye aynami bir kez daha karsima koydum...
objektifimi actim ve
sergi sahibi SANATCI KEMAL bey'e
tebrik ve kutlamami aktardiktan sonra...
tek tek sergideki tablolara yoneldim...
ve her onunde durdugum
ve sonrasinda
her objektife daha bi ozenle itina ile bastigim
her calisma...
isteeee ANTALYA
diyordu adeta bana...
ayni anda AYNA'mdaki ANTALYA ise
adeta
bu haline resmen iSYAN EDiYOR...
ben cirkin degilimmmm
ben de guzelimmmmm
yeni bir dolu makyajla suslendimmmmm
boyum uzadikca uzadiiiiii
kilolarimda arttikca arttiiiiiiiiiiii
ESKi 'deki... nostaljideki
BiR ZAMANLAR ANTALYA
cigdem ise;
ben
NERGiS'im
diye
tum tablolarda objektifim gezindikce
birbirlerine adeta gonderme yapiyor gibiydiler...
ama dusuncelerimdeki
ayna'dan bana yansiyan ise...
senin kalbindeki
BiR ZAMANLAR ki ANTALYA
bu birbirinden essiz guzelliklerdeki
nerdeyse tipkisini sahisi gibi dedirten bu harika cizimlerle cercevelere
girmis
artik
o cercevelerden de asla bir daha disari cikamayacak
yasam ve hayat bulamayacak olan bu eski ANTALYA o zamanlarda inanilmaz
guzel diyordu...
ben tum eserleri bu dusunceler icinde
tek tek objektifime aldigim o hizla akan sure icinde
dusuncelerimde hep bu gelgitleri animsadim...

tam son kareyi alirken ise..
sevgili iclal hn.
acilis icin hazirizzzzz
:)))
gulumsemesiyle seslenince
kendi dusuncelerimi
sergi salonu icindeki BiR ZAMANLAR ki ANTALYA'da birakip

objektifimi gulumseyen yuzlere cevirdim.
iWSA / ANTiKAD / KASAiD ve diger STK lardaki basarili calismalarinda
SIK SIK karsilastigimiz
sn.SEViNC EYiLiK
ve bir cok SANATSEVER
bu guzelliklerin sergilenecegi kurdeleyi
HEPBiR
alkislar ve nese icinde
daha nice guzellikler ve birlikteliklere diyerek
kestiler...

bizlere bu guzelligi sunan sn.KEMAL CANKAYA ise
adeta
Antalya'li pek cok degerli
SANATCI ve SANATSEVERLER
DOSTLARI ve AiLESi
ve sergi ziyaretcileri tarafindan
ciceklerle kucaklandi...

galerideki her eser

sergideki her calisma
adeta igne oyasi gibi
tipki benim sizlere aktardigim ANILAR bohcasindan cikmis bir dantel
gibi islenip
sergiyi gezenlere
simdi bir ANTALYA nostaljisi icinde geziyorsunuz diyor gibiydi...
ben bizlere aktarilan bu cok ama cok degerli guzelliklerin aralarina
kendi albumlerine eklensin diye
diger DOSTLARIN guzelliklerini de
eklemeye basladim.

sn.SEViNC EYiLiK
Antalya icin
ozellikle STK calismalarinda tum dernek uyesi arkadaslari ile
ANTALYA icin bir dolu guzelligi itina ile eklemeye calisan
ozverili bir kisilik...
gelecekteki dernek calismalarindaki
basarilar icin karsilikli gulumseyerek kendisiyle bir kez daha merhabalastik.
PICT0003.jpg
|